Erivan çıkışlı Sevan Gölü – Dilican – Goshavank – Haghartsin turu, Ermenistan’ın en etkileyici doğal alanlarını ve Orta Çağ’dan günümüze ulaşan önemli manastır komplekslerini kapsayan, doğa ve kültürü bir arada sunan özel bir günübirlik keşif programıdır. Özel araç ve profesyonel rehber eşliğinde gerçekleştirilen bu tur, şehirden uzaklaşıp göller, ormanlar, dağ manzaraları ve tarihi yapılar arasında unutulmaz bir gün geçirmek isteyen misafirler için ideal bir rotadır.
Tur, sabah saatlerinde Erivan’daki otellerden alınış ile başlar. İlk durak, Ermenistan’ın en büyük gölü ve ülkenin en önemli doğal simgelerinden biri olan Sevan Gölü’dür. Deniz seviyesinden yaklaşık 1.900 metre yükseklikte bulunan göl, yüksek rakımı ve geniş yüzölçümü sayesinde “Geghama Denizi” olarak da anılır. Dört mevsim farklı güzellik sunan Sevan Gölü çevresinde fotoğraf molası ve manzaranın keyfini çıkarabilmeniz için serbest zaman verilir.
Göl kıyısındaki yarımada üzerinde yer alan tarihi Sevanavank Manastırı turumuzun bir sonraki önemli durağıdır. Siyah tüf taşından inşa edilen bu manastır kompleksi, Surb Arakelots ve Surb Karapet kiliseleriyle tanınır. Yüzlerce yıllık geçmişe sahip yapı, hem mimarisi hem de konumuyla göl manzarasına hâkim etkileyici bir noktadadır. Çevresindeki haçkarlar (Ermeni haç taşları) ve panoramik seyir alanları ziyaretçilere güçlü bir tarih ve manzara deneyimi sunar.
Turun devamında, “Ermenistan’ın İsviçre’si” olarak anılan yeşil doğasıyla ünlü Dilican bölgesine geçilir. Yoğun orman örtüsü, temiz havası ve sakin atmosferi ile öne çıkan bu bölge, hem doğa hem kültür turizmi açısından ülkenin en değerli noktalarından biridir.
Dilican çevresindeki en önemli tarihi merkezlerden biri olan Goshavank Manastırı ziyaret edilir. Orta Çağ’da önemli bir eğitim ve bilim merkezi olarak faaliyet göstermiş olan bu kompleks, döneminin üniversitelerinden biri kabul edilir. Bölgede yer alan detaylı işlemeli haçkarlar, Ermeni taş işçiliğinin en zarif örnekleri arasında gösterilir.
Programın bir diğer etkileyici durağı ise ormanların içinde saklı konumuyla dikkat çeken Haghartsin Manastırı’dır. 10. ve 13. yüzyıllar arasında inşa edilen bu manastır kompleksi, doğa ile bütünleşen mimarisi sayesinde ziyaretçilere hem ruhsal hem görsel açıdan özel bir atmosfer sunar. İsminin kökeni Ermenice “kartal” kelimesine dayanır ve bölge tarih boyunca bu sembolle anılmıştır.
Gün boyunca yapılan ziyaretler, fotoğraf molaları ve rehber anlatımları sonrasında Erivan’a dönüş yolculuğu başlar. Varışta misafirler otellerine bırakılır ve tur sona erer.
Bu özel rota; doğa manzaraları, yüksek rakımlı göl deneyimi, orman içi manastırlar ve zengin kültürel miras noktalarını tek gün içinde görmek isteyen misafirler için Ermenistan’daki en dolu ve etkileyici günübirlik turlardan biridir.
